Nusrat (Nusret) Mayın Gemisi: Tarihin Akışını Değiştiren Bir Destan

Mersin’in Tarsus ilçesinde, Çanakkale Zaferi Kültür Parkı içinde sükûnetle demirli duran Nusrat Mayın Gemisi, sıradan bir müze gemi olmanın çok ötesinde, bir milletin kaderini ve dünya tarihinin bir sayfasını değiştirmiş efsanevi bir semboldür. 1915 yılının soğuk bir mart gecesinde, sessiz sedasız gerçekleştirdiği bir operasyonla, İtilaf Devletleri’nin “yenilmez” armadasının planlarını alt üst etmiş ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin kazanılmasında en kritik rolü oynamıştır. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yoldaki en önemli dönüm noktalarından birinin canlı bir tanığı olarak, ziyaretçilerini tarihin o çarpıcı anlarına götürmektedir.

Nusrat (Nusret) Mayın Gemisi

Geminin Teknik Özellikleri ve Hizmet Öncesi Tarihçe

Nusrat Mayın Gemisi, Almanya’nın Kiel şehrinde bulunan Schlichting-Werft tersanesinde 1911 yılında, Osmanlı Donanması için inşa edilmiştir. Sınıfı itibarıyla bir mayın dökücü (mayın gemisi) olarak tasarlanan gemi, nispeten mütevazı boyutlarına rağmen taşıdığı ölümcül yükle tarihe geçecekti. Teknik özellikleri şu şekildeydi: Uzunluğu 40.2 metre, genişliği 7.5 metre ve su çekimi 3.4 metreydi. İki adet triple expansion buhar makinesi ile hareket ediyor ve azami 15 mil sürate ulaşabiliyordu. Mürettebatını ise 4 subay ve 36 bahriyeli oluşturuyordu. Silah donanımı, zamanına göre hafif sayılabilirdi; baş ve kıç tarafında birer adet 47 mm’lik top ve iki adet 7.9 mm’lik makineli tüfek bulunuyordu. Asıl ölümcül yükü ise güvertesinde taşıdığı, suya sıralı halde bırakılabilen 40 adet mayındı.

18 Mart 1915’e Giden Yol: Tarihin En Etkili Mayın Dökme Operasyonu

Çanakkale Boğazı, 1915 yılının başlarından itibaren İngiliz ve Fransız donanmalarının yoğun saldırısı altındaydı. İtilaf güçleri, boğazı denizden geçerek İstanbul’a ulaşmayı ve Osmanlı’yı savaş dışı bırakmayı planlıyordu. Osmanlı tarafı ise boğazın savunmasını kıyı topçu bataryaları ve daha önceden, özellikle boğazın dar noktalarına döşenmiş mayın hatlarıyla güçlendirmişti. Ancak, düşman gemileri bu sabit mayın hatlarını tarayarak temizlemeye başlamıştı.

Bu kritik anda, Müstahkem Mevkii Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa ve Mayın Grup Komutanı Binbaşı Nazmi (Akpınar) Bey, düşmana ait olmayan, beklenmedik bir bölgeye yeni bir mayın hattı döşenmesi için bir plan hazırladı. Hedef, boğazın Anadolu yakasında, Erenköy Koyu (eski adıyla Intepe önleri) olarak belirlendi. Bu bölge, düşman gemilerinin manevra sahası olarak kullandığı, kıyı bataryalarından uzakta toplandığı ve kendini güvende hissettiği bir alandı.

Görev, Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusrat Mayın Gemisi‘ne verildi. 7-8 Mart 1915 gecesi, sisli ve karanlık bir gecede, Nusrat gizlice seyre çıktı. Gemi, Erenköy Koyu’nda, Karanlık Liman bölgesinde, kıyıya paralel olarak, daha önceki tüm mayın hatlarından farklı bir şekilde ve sadece 4.5 metre derinliğe, 26 adet mayın döktü. Bu mayınlar, sabit değil, bağlantıları kopmuş gibi görünecek şekilde serbest bırakılmıştı. Operasyon, son derece sessiz ve titizlikle, düşman keşif gemileri tarafından fark edilmeden gerçekleştirildi.

Nusrat (Nusret) Mayın Gemisi

18 Mart 1915: “O İncecik Çelik Halatlar” Tarihi Durduruyor

18 Mart 1915 sabahı, İngiliz ve Fransız donanmalarından oluşan muazzam bir filo, Çanakkale Boğazı’na girerek nihai taarruza başladı. Kıyı bataryalarıyla şiddetli bir çatışmanın ardından, öğleden sonra saatlerinde düşman filosu, Türk bataryalarını susturduğunu düşünerek zafer kazanmış bir edayla geri dönmek üzere manevraya başladı. Tam da bu sırada, filosunun önünde bulunan SMS BouvetHMS Irresistible ve HMS Ocean zırhlıları, birbiri ardına, Nusrat’ın bir gece önce döşediği o “meçhul mayın hattına” çarptı. Üç büyük zırhlı, çok kısa süre içerisinde sulara gömüldü. Ağır hasar alan diğer gemilerle birlikte İtilaf filosu, büyük bir şok ve ağır kayıplarla geri çekilmek zorunda kaldı. Bu yenilgi, Çanakkale’yi denizden geçme planlarını suya düşürdü ve kara harekâtının başlamasına neden oldu.

Savaş Sonrası Yıllar ve Sessiz Bir Kahramanın İkinci Hayatı

Çanakkale’deki efsanevi görevinden sonra Nusrat, uzun ve farklı bir hizmet ömrü geçirdi. Önce Nusrat, daha sonra Nusret olarak adlandırılan gemi, 1955’e kadar çeşitli görevlerde bulundu; zaman zaman mayın gemisi, zaman zaman kurtarma gemisi, zaman zaman da tanıdık işlevi olan ders gemisi olarak hizmet verdi. 1962’de sivil sahaya geçti ve Kaptan Nusret adıyla kuru yük gemisi olarak kullanıldı. Ne yazık ki 1990 yılında Mersin Limanı’nda bakımsızlık ve ihmal nedeniyle battı.

Gemiyi batık halden kurtarıp ayağa kaldırma şerefi ise Tarsus Belediyesi’ne nasip oldu. 1999 yılında çıkarılan gemi, üç parçaya ayrılarak özel tırlarla Mersin’den Tarsus’a taşındı. 27 kilometrelik bu dikkat çekici yolculuk 4.5 saat sürdü. Tarsus’ta, kendisi için özel olarak inşa edilen Çanakkale Zaferi Kültür Parkı’na getirildi. Burada, Çanakkale’deki orijinal planlarına ve fotoğraflarına sadık kalınarak, sekiz kişilik bir uzman heyet tarafından titiz bir restorasyon sürecinden geçirildi. Nihayet, 2003 yılında Nusrat Mayın Gemisi Müzesi olarak halkın ziyaretine açıldı.

Tarihçiler ve Liderlerin Ağzından Nusrat’ın Başarısı

Nusrat’ın başarısı ve etkisi, sadece Türk kaynaklarında değil, karşı tarafın askeri tarihçileri ve siyasi liderleri tarafından da teslim edilmiştir:

  • İngiliz Generali Oglander, resmi harp tarihinde şu itirafta bulunur: “Pek uygun başlamış olan gün, bu meçhul mayın hattının olağanüstü ve ortalığı kırıp geçiren başarısı yüzünden, tam bir başarısızlıkla sona erdi. Bu yirmi mayının seferin talihi üzerindeki etkisi ölçülemez.

  • Deniz Tarihçisi Sir Julian Corbett, “Deniz Harekâtı” adlı eserinde operasyonun ustalığını vurgular: “…Türkler bu mayınları özel amaçla manevra sahamıza koymuşlar, gösterdiğimiz bütün ihtiyata rağmen baş döndürücü bir zafer kazanmışlardır.

  • Belki de en çarpıcı itiraf, o dönemin İngiliz Bahriye Nazırı (Denizcilik Bakanı) Winston Churchill‘den gelir. 1930’da yazdığı bir makalede, savaşın gidişatına dair şu unutulmaz tespiti yapar: “Birinci Dünya Harbi’nde bu kadar insanın ölmesine, harbin ağır masraflara mal olmasına, denizlerde onca ticaret ve savaş gemisinin batmasına başlıca neden, Türkler tarafından o gece atılan o incecik çelik halat ucunda sallanan yirmi demir kaptır.

Bugün, Tarsus’ta bir açık hava müzesi olarak dimdik duran Nusrat Mayın Gemisi, ziyaretçilerine sadece bir gemi gövdesi değil; azmin, zekânın, cesaretin ve bir gece karanlığında dökülen birkaç mayının tüm bir dünya savaşının seyrini nasıl değiştirebileceğinin somut ve dokunulabilir bir dersini sunmaktadır.

Ayrıca bakınız

Kızkalesi

Mersin Gezilecek Yerler

Akdeniz’in kıyısında hem doğal güzellikleri hem de tarihi mirasıyla öne çıkan bir şehirdir . Şehir …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir