Tarsus’un kalbinde, modern yaşamın tam ortasında, kadim bir medeniyetin mühendislik harikası ve kentsel hayatının canlı bir kesiti yatmaktadır. 1993 yılında, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen bir temel kazısı sırasında tesadüfen ortaya çıkarılan bu kalıntılar, kentin altında saklı Roma dönemine ait önemli bir arteri ve çevresindeki yaşam alanlarını gün yüzüne çıkarmıştır. Kazılar sonucunda, MS 1. yüzyılda, Romalılar tarafından inşa edildiği düşünülen, doğu-batı istikametinde uzanan anıtsal bir Antik Cadde ve onun etrafındaki çeşitli dönemlere ait yapı izleri keşfedilmiştir. Bu buluntu, antik Tarsus’un kent içi ulaşım ağını, altyapı sistemini ve sivil mimarisini anlamak açısından paha biçilmez bir değer taşımaktadır.

Keşfi ve Konumu
Antik Cadde’nin keşfi tamamen bir rastlantı sonucu olmuş, modern bir inşaat faaliyeti, binlerce yıllık bir tarihi katmanı ortaya çıkarmıştır. Bulunduğu konum itibarıyla, antik Tarsus’un en işlek ve merkezi güzergahlarından birinin üzerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Doğu-batı yönlü bu ana caddenin, kentin iki önemli kapısını veya ana kamusal yapılarını birbirine bağladığı, liman bölgesi (Regma Gölü) ile iç kesimler arasında bir bağlantı oluşturduğu düşünülmektedir.

Caddenin Mimarisi ve Mühendislik Özellikleri
Cadde, zaman içindeki doğal ve insan kaynaklı tahribata rağmen, antik çağdaki görünümünü ve işlevselliğini büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaşmıştır. Yolun yapım tekniği ve detayları, Roma mühendisliğinin gelişmişliğini ve pratik zekasını sergiler.
-
Döşeme Tekniği ve Yol Kaplaması: Cadde, poligonal teknikle (çokgen şekilli, birbirine kenetlenen taşlar) döşenmiş büyük bazalt taş bloklardan oluşmaktadır. Bu sağlam ve dayanıklı malzeme, yoğun araç ve yaya trafiğine uzun yıllar dayanacak şekilde seçilmiştir. Taşların düzenlenişi, yola karakteristik bir görünüm kazandırmaktadır.
-
Su ve Atık Su Sistemi: Caddenin en dikkat çeken özelliklerinden biri, her iki kenarında bulunan içbükey formlu taştan yağmur kanallarıdır. Bu kanallar, sadece yüzey sularını değil, aynı zamanda diğer atık suları da toplamak üzere tasarlanmıştır. Cadde zemininin altından geçen ana bir kanalizasyon hattına bağlanan bu sistem, tüm atıkları kentin güneyindeki Regma Gölü‘ne (antik liman/lagün) taşımaktaydı. Sistemin verimliliği, belli aralıklarla cadde üzerine yerleştirilmiş logar (bakım bacası) taşları ile daha da artırılmıştır.
-
“Balıksırtı” Formu ve Tekerlek İzleri: Caddenin ortasında belirgin bir şekilde yükselen “balıksırtı” formu, yüzey sularının iki yandaki kanallara doğru akmasını kolaylaştıran bir eğim oluşturur. Bu tasarım, Anadolu’daki birçok diğer antik yoldan farklı ve ileri bir mühendislik çözümüdür. Ayrıca, bazı taş blokların üzerinde görülen derin at arabası tekerlek izleri, caddenin yüzyıllar boyunca son derece yoğun bir kent içi ulaşım trafiğine sahne olduğunun ve uzun süre kullanıldığının somut kanıtlarıdır.

Çevresindeki Yapı Kalıntıları ve Yaşam Alanı
Antik Cadde, yalnızca bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda canlı bir kentsel dokunun omurgasıydı. Kazılarda, caddenin hemen güneybatısında bu dokuyu yansıtan iki önemli yapı kalıntısı daha ortaya çıkarılmıştır.
Mozaikli Konut (Ev): Caddenin hemen yanında, tek bir odası ve mozaik döşemeli avlusu gün yüzüne çıkarılmış bir konut kalıntısı bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı avlunun tam ortasında, renkli mermer levhalarla kaplı bir havuz yer almaktaydı. Odanın batısındaki bir kanal, bu havuzun suyunu ve muhtemelen evin atık sularını, caddenin altındaki ana kanalizasyon sistemine bağlamaktaydı. Bu yapı, MS 4. veya 5. yüzyılda, yani Geç Roma/Early Bizans döneminde, kentte yaşayan varlıklı bir ailenin konforlu yaşam standartlarına dair ipuçları vermektedir.

Sütunlu Platform: Aynı konutun yakınında, işlevi tam olarak belirlenemeyen bir sütunlu platform kalıntısına rastlanmıştır. Bu platform, belki de küçük bir dükkanın, bir anıtın veya kamusal bir bekleme alanının temeli olabilir. Bu yapı da konutla aynı döneme, MS 4.-5. yüzyıllara tarihlendirilmektedir.
Tarsus Antik Caddesi, bir Roma kentinin hayati damarlarından birinin çok iyi korunmuş bir örneğidir. Sadece taş döşemesiyle değil, kapsamlı ve işlevsel kanalizasyon sistemiyle birlikte ele alındığında, Roma kent planlamasındaki hijyen, altyapı ve kamu düzeni anlayışını son derece somut bir şekilde yansıtır. Cadde ve çevresindeki sivil yapılar, antik Tarsus’un günlük yaşantısına, sosyal dokusuna ve mimari zenginliğine dair eşsiz bir kesit sunmaktadır. Modern kent merkezinin altında, adeta bir zaman kapsülü gibi duran bu kalıntılar, ziyaretçileri Tarsus’un Roma dönemindeki ihtişamlı ve hareketli sokaklarında kısa bir yolculuğa çıkarır.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi