Balıkesir ile Çanakkale illerini birbirinden ayıran sınır hattında, Edremit Körfezi’nin serin sularına yakın bir noktada konumlanan Mıhlı Çayı üzerindeki tarihi taş köprü, bölgenin en dikkat çekici antik yapılarından biridir. Altınoluk beldesinden Küçükkuyu istikametine doğru ilerlerken, Altınoluk merkezine yaklaşık beş kilometre mesafede bu tarihi yapıya ulaşmak mümkündür. Kaz Dağları’nın eteklerinden doğarak Ege Denizi’ne dökülen Mıhlı Çayı Tarihi Taş Köprü , binlerce yıllık geçmişiyle ziyaretçilerini beklemekte.

Baş Değirmen Mevkii ve Köprünün Mimarisi
Mıhlı Çayı Tarihi Taş Köprü boyunca iç kesimlere doğru ilerlediğinizde, yemyeşil doğanın kucağında saklı kalmış Baş Değirmen Mevkii karşınıza çıkar. İşte bu noktada, Roma dönemi mimarisinin tüm ihtişamını günümüze taşıyan Baş Değirmen Köprüsü yer almaktadır. Kesme taşlarla örülmüş kemerli yapısı, dönemin mühendislik becerisini gözler önüne serer. Sağlamlığını binlerce yıl koruyabilmiş bu yapı, Roma İmparatorluğu döneminde Anadolu’nun batısındaki en önemli ulaşım ağlarından birinin parçasıydı. Zira bu köprü, antik çağlarda efsaneler şehri Truva’ya giden tek ulaşım yolu olma özelliğini taşıyordu. O dönemde askeri seferlerin ve ticaret kervanlarının geçiş güzergahı olan bu yol, bugün çok daha sakin bir amaca hizmet etmektedir.
Günümüzdeki Kullanımı ve Çevresel Güzellikler
Günümüze geldiğimizde, Baş Değirmen Köprüsü artık eski yoğunluğunu yitirmiş olsa da hâlâ işlevselliğini korumaktadır. Yöredeki zeytinliklere ulaşmak isteyen köylülerin ve bölgenin eşsiz doğasını keşfetmeye gelen trekking tutkunlarının kullandığı bu kadim yol, adeta geçmişle günümüz arasında bir bağ kurmaktadır. Özellikle hafta sonlarında doğa yürüyüşü gruplarının sıkça uğrak noktası haline gelen köprü, çevresindeki doğal güzelliklerle de büyülemektedir. Baş Değirmen mevkiinde, Mıhlı Çayı’nın oluşturduğu küçük göletler ve şelaleler, bölgeye ayrı bir cazibe katmaktadır. Yaz aylarında serinlemek isteyenlerin, fotoğraf tutkunlarının ve doğaseverlerin uğrak noktası olan bu göletler, köprünün tarihi dokusuyla birleşerek ziyaretçilerine zamanda yolculuk yapma hissi yaşatmaktadır. Kaz Dağları’nın oksijeni bol havasıyla birleşen bu eşsiz manzara, Mıhlı Çayı ve tarihi köprüyü bölgenin görülmeye değer noktalarından biri haline getirmektedir.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi