Kocaeli’nin İzmit ilçesinin merkezinde yer alan Pertev Mehmet Paşa Camii, Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak dönemlerinde inşa edilmiş önemli bir yapı topluluğudur. Külliye, Kanûnî Sultan Süleyman ve II. Selim dönemlerinde vezirlik makamında bulunmuş olan Pertev Mehmet Paşa’nın vasiyeti üzerine hayata geçirilmiştir. Paşa’nın 1572’deki vefatının ardından, kethüdâsı (kahyası) Sinan Ağa tarafından, dönemin ünlü mimarı Mimar Sinan’a ısmarlanmıştır.

İnşasına 1579 yılında tamamlanan külliye, dönemin önemli ticaret ve sefer güzergahlarından biri olan İstanbul-Şam-Bağdat yolunun hemen kenarına konumlandırılmıştır. Bu özelliğiyle bir “menzil külliyesi” olarak tasarlanmış; yolcuların, tüccarların ve askerlerin konaklama, ibadet ve diğer ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planlanmıştır.
Külliyenin Yapıları ve Günümüze Ulaşanlar
Orijinalinde oldukça kapsamlı bir yapı topluluğu olan Pertev Paşa Külliyesi, cami merkezli olarak şu birimlerden oluşmaktaydı:
-
Cami: Külliyenin ana ibadet yapısı.
-
Çeşme: Su mimarisinin güzel bir örneği.
-
İmaret: Fakirlere ve yolculara yemek dağıtmak için kurulmuş aşevi.
-
Kervansaray: Uzun yol kervanlarının konaklaması için yapılmış han.
-
Dükkânlar: Külliyenin gelirini sağlamak ve bölgenin ticari canlılığına katkıda bulunmak için inşa edilmiş ticari birimler.
-
Hamam: Temizlik ihtiyacını karşılayan sosyal yapı.
-
Sıbyan Mektebi: Çocukların eğitim gördüğü ilkokul seviyesindeki okul.

İlginç bir şekilde, Mimar Sinan’ın kendi eserlerini listelediği tezkirelerinde (Tezkiretü’l-Bünyan ve Tezkiretü’l-Ebniye) bu külliyeden sadece cami ve hamamdan bahsedilmesi, diğer yapıların inşasında farklı mimarların görev almış olabileceğini veya Sinan’ın sadece belirli yapıları bizzat tasarladığını düşündürmektedir. Ne yazık ki, dağınık bir arazi üzerine yayılan külliyenin özgün yapılarından günümüze yalnızca cami ve çeşme ulaşabilmiştir. İmaret, kervansaray, dükkanlar, hamam ve sıbyan mektebi zaman içinde çeşitli nedenlerle yok olmuştur.
Pertev Paşa (Yenicuma) Camii’nin Mimari Özellikleri
Halk arasında Yenicuma Camii adıyla da anılan Pertev Paşa Camii, geniş bir avlunun tam ortasında konumlanmıştır. Bu avlu, yüksek bir ihata duvarı ile çevrelenmiştir.
Avlu ve Girişler:
Avluya kuzey, batı ve doğu olmak üzere üç yönden açılan basık kemerli kapılar vasıtasıyla girilmektedir. Batı yönündeki giriş kapısının üzerinde, yapının inşa tarihini bildiren tek satırlık bir kitabe bulunur. Bu kitabe, caminin kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığına dair en önemli belgelerden biridir.
Şadırvan:
Caminin kuzeyinde, avlu içerisinde yer alan şadırvan, kendine has mimarisiyle dikkat çeker. Onikigen (on iki kenarlı) planlı olarak inşa edilen şadırvanın üzeri, ince sütunların taşıdığı geniş saçaklı bir çatıyla örtülmüştür. Bu sütunlar, mukarnaslı (stalaktitli) başlıklara sahip olup birbirlerine iki renkli taşların dönüşümlü olarak kullanılmasıyla oluşturulmuş yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır. Şadırvanın her cephesine mermer bir şebeke yerleştirilmiş ve her bir şebekeye bir musluk monte edilmiştir. Orijinal şebekelerden günümüze yalnızca iki tanesi ulaşabilmiştir. Bu şebekeler, ortasında sabunluk bölümü bulunan, geometrik geçmelerle süslü bir tasarıma sahiptir.

Caminin İç Mekan Süslemeleri ve Mimari Elemanları
Caminin özgünlüğünü koruyan en önemli unsurları mermerden yapılmış mihrabı, minberi ve vaaz kürsüsüdür.
-
Mihrap: Dikdörtgen bir forma ve üçgen bir alınlığa sahip olan mihrap, cami duvarından dışa taşkın bir şekilde inşa edilmiştir. Bu, klasik Osmanlı mimarisinde sıkça görülen bir özelliktir.
-
Minber: Klasik üslupta tasarlanan minberde, geometrik ve bitkisel bezemeler iç içe kullanılmıştır. Minberin yan aynası (yan yüzeyi) bitkisel motiflerle bezenmiş olup, tam ortasında geometrik desenlerle oyulmuş kafes işi bir göbek (rozet) dikkat çeker.
-
Vaaz Kürsüsü: Mihrap ve minbere göre daha sade bir işçiliğe sahip olan vaaz kürsüsü, geometrik geçmeli mermer korkuluklarıyla öne çıkar.

Kalem İşi Süslemeler:
Yapıda süsleme malzemesi olarak ağırlıklı olarak taş ve mermerin yanı sıra, ahşap, kalem işi ve alçı da kullanılmıştır. Caminin içi ve son cemaat yeri, özellikle son dönemlerde yapılan kapsamlı onarımlar sırasında yenilenen kalem işi bezemelerle donatılmıştır. Bu bezemeler, renkli ve canlı bitkisel kompozisyonlardan oluşur. Caminin iç mekanında, alt sıra pencerelerinin hemen üzerini dolaşan geniş bir yazı kuşağı bulunmaktadır. Bu kuşakta yer alan hatlar, camiye manevi bir derinlik katmakta ve dönemin yazı sanatına dair ipuçları vermektedir. Celî sülüs veya celî talik hatla yazılmış olması muhtemel bu kuşak, genellikle ayetlerden (örneğin, Fetih Suresi veya ayet-el kürsi gibi metinler) veya Allah ile peygamberin isimlerinden oluşan duaları içerir. Bu tür yazı kuşakları, Osmanlı cami mimarisinde hem dekoratif bir unsur hem de ibadet edenlere yönelik bir mesaj niteliği taşır.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi