Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesi sınırlarında, tarihin derin katmanlarında saklanmış bir hazine olan Amorium Antik Kenti, Anadolu’nun en uzun soluklu yerleşimlerinden biridir. Ankara’nın 170 kilometre güneybatısında, Afyonkarahisar’ın 70 kilometre kuzeydoğusunda, Emirdağ’ın ise 12 kilometre doğusunda yer alan bu kent, MÖ 2000’li yıllardan başlayarak Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini içeren, neredeyse kesintisiz bir yerleşim tarihine sahne olmuştur. Bu özelliğiyle Amorium, sadece bir arkeolojik alan değil, adeta canlı bir tarih laboratuvarıdır.

Yukarı Şehir ve Aşağı Şehir: İki Farklı Kimlik
Kent, coğrafi ve işlevsel olarak iki ana bölümde gelişmiştir:
-
Yukarı Şehir (Akropol): En erken yerleşimin izlerini taşıyan, doğal bir tepe üzerinde yükselen höyük bölgesidir. Bu alan, hâlâ izleri görülebilen sağlam Bizans sur duvarlarıyla çevrilidir ve stratejik, savunmaya yönelik karakteri ön plandadır. Burası, kentin idari ve askeri kalbi konumundaydı.
-
Aşağı Şehir: Höyüğün eteklerinde geniş bir alana yayılan, sivil yaşamın, ticaretin ve dini hayatın merkezi olan bölgedir. Tüm şehri kuşatan koruma surlarının izleri takip edilebilir. Kiliseler, hamamlar, atölyeler ve konutlar burada yer alırdı.
Tarihsel Süreçte Amorium’un Yükselişi
Amorium’un önemi, erken dönemlerden itibaren kendini göstermiştir. MÖ 1. yüzyıl başlarında, Roma Senatosu tarafından kendi parasını basma hakkı (Roma otonom sikke basımı) verilen ilk şehirler arasında yer alması, Doğu Frigya bölgesindeki siyasi ve ekonomik ağırlığının en somut kanıtıdır. Kent, Geç Roma Dönemi’nde düzenlenen festivalleri ve fuarlarıyla çevre yerleşimlerden insanları çeken canlı bir ticaret merkezi haline gelmişti.
Bizans Dönemi ise Amorium’un altın çağıdır. İmparator Zenon (MS 474-491) döneminde inşa edilen görkemli surlar, kentin savunmasını güçlendirdi. MS 640 yılından itibaren Amorium, Anadolu’daki Bizans ordusunun askeri karargahı ve ardından Anatolikon Theması’nın (eyaletin) başkenti oldu. Bu dönemde, Arap akınlarına karşı Bizans’ın Anadolu’daki en önemli savunma kalesi ve siyasi merkezlerinden biri haline geldi.
Ancak bu stratejik konum, aynı zamanda büyük bedeller getirdi. Kent, MS 838 yılında Abbasi Halifesi Mutasım’ın güçlü ordusu tarafından kuşatıldı ve şiddetli çatışmalar sonucunda düştü. Bu olay, Bizans tarihinde derin bir yara açtı. MS 931’de Tarsus Emiri tarafından ateşe verilen kent, 10. ve 11. yüzyıllarda yeniden toparlanarak askeri önemini bir süre daha korudu. Nihayet MS 1116 yılında kesin olarak Selçuklu hakimiyetine girdi.
Arkeolojik Kazılar ve Ortaya Çıkarılan Yapılar
Amorium’da sistematik arkeolojik çalışmalar 1987’de Prof. Dr. R. Martin Harrison’ın yüzey araştırmalarıyla başladı. Kazılar, sırasıyla Harrison (1988-1992), Dr. Chris Lightfoot (1993-2009) ve 2014 yılından itibaren Doç. Dr. Zeliha Demirel Gökalp başkanlığında sürdürülmektedir.
Kazılar sayesinde kentin hayat damarları gün yüzüne çıkmaya başlamıştır:
-
Aşağı Şehir Kilise Kompleksi: Ana kilise, vaftizhane ve çok sayıda mezardan oluşan bu kompleks, kentin erken Hristiyanlık dönemindeki dini yaşamına ışık tutar.
-
Büyük Bina ve Hamam: Geç Roma – Erken Bizans Dönemi’ne tarihlenen “Büyük Bina” ve MS 6.-9. yüzyıllar arasına tarihlenen bir Bizans Hamamı, kentin sosyal ve günlük yaşamına dair önemli veriler sunar.
-
Şarap Üretim Merkezi: Kazılarda ortaya çıkarılan buluntular, Amorium’un önemli bir şarap üretim ve ticaret merkezi olduğunu kanıtlamıştır. Bu da kentin ekonomik zenginliğinin kaynaklarından birini gösterir.
-
Sur Duvarları ve Kapılar: Yukarı ve Aşağı Şehir’i çevreleyen, farklı dönemlere ait surlar ve üçgen planlı kule gibi savunma yapıları, kentin askeri mimarisinin gelişimini yansıtır.
Amorium Antik Kenti Yaşayan Bir Miras
Amorium Antik Kenti, her biri farklı bir medeniyetin tuğlası olan katmanlarıyla, Anadolu’nun binlerce yıllık hikayesini anlatan eşsiz bir belgedir. Bir Hitit yerleşiminden bir Bizans eyalet başkentine, oradan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine uzanan bu kesintisiz hayat, onu sıradan bir ören yerinden çok daha öteye taşır. Devam eden kazılar, her yıl bu kadim kentin sırlarından birini daha aralıyor ve bize, bu topraklarda kök salmış uygarlıkların ne kadar iç içe geçtiğini hatırlatıyor. Amorium, ziyaretçilerini, zamanın derinliklerine doğru sessiz ve etkileyici bir yolculuğa davet eder.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi