Ankara denilince akla ilk gelen yer şüphesiz Anıtkabir ’dir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olan bu anıtsal kompleks, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

Anıtkabir’in inşasına 1944 yılında başlanmış ve dokuz yıllık bir çalışmanın ardından 1953 yılında tamamlanmıştır. Toplam 75 bin metrekarelik bir alanı kaplayan yapı, sadece bir anıt mezar değil, aynı zamanda barındırdığı kuleler, müzeler ve sembolik alanlarla bütüncül bir anıt alanıdır. Ziyaretçiler, girişte ilk olarak İstiklal ve Hürriyet kuleleri ile karşılaşır. Ardından, 262 metre uzunluğundaki Aslanlı Yol’dan geçerek Tören Meydanı’na ulaşırlar. Bu yolun her iki yanındaki aslan heykelleri, Türk mitolojisinde gücü ve sağduyuyu temsil eden kutsal hayvanlar olarak tasarlanmıştır.
Tören Meydanı’nın sonunda ise Mozole bulunur. Anıtkabir’in kalbi olan bu heybetli yapı, Selçuklu ve Osmanlı mimari unsurlarının modern bir yorumuyla inşa edilmiştir. Mozole’nin içindeki Şeref Holü’nde Atatürk’ün sembolik lahdi yer alır. Ayrıca, Anıtkabir bünyesinde bulunan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi 1960 yılında ziyarete açılmıştır. Bu müze, Atatürk’ün kişisel eşyalarının, madalyalarının ve Kurtuluş Savaşı’nı anlatan etkileyici panoramik sergilerin yer aldığı zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır.
Anıtkabir, Ankara’nın Çankaya ilçesinde, şehir merkezinde konumlanmış olup ulaşımı oldukça kolaydır. Birçok toplu taşıma aracı doğrudan veya yakın çevresinden Anıtkabir’e ulaşım imkanı sunar. Şahsi aracıyla gitmek isteyen ziyaretçiler ise, anıt alanının huzurunu ve düzenini korumak amacıyla biraz uzakta konumlandırılan otopark alanını kullanırlar. Bu kutsal mekan, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ve çağdaşlaşma yolundaki kararlılığının en görkemli simgesi olarak ziyaretçilerini beklemektedir.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi