Balıkesir’in Bigadiç Hisarköy, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Marmara Bölgesi’nin gizli kalmış hazinelerinden biridir. Bigadiç ilçe merkezine yaklaşık yirmi kilometre mesafede konumlanan bu köy, adını üzerinde kurulu olduğu antik yerleşimden alır. Köye adım atar atmaz, etrafın adeta bir açık hava müzesi görünümünde olduğu fark edilir. Zira Hisarköy, sıradan bir kırsal yerleşim olmanın ötesinde, binlerce yıllık geçmişi toprağın altından fışkıran termal sularla yoğrulmuş önemli bir antik dönem merkezidir.

Antik Dönem Kalıntıları ve Arkeolojik Buluntular
Bigadiç Hisarköy sınırları içerisinde ve hemen çevresinde yer alan kalıntılar, buranın Roma döneminde oldukça işlek ve itibarlı bir kaplıca kenti olduğunu gözler önüne serer. Günümüze kadar ulaşabilmiş tonozlu bir köprü ve ona bağlı tüneller, bölgenin mühendislik açısından ne kadar ileri olduğunun kanıtıdır. Bu yapıların yanı sıra, dağınık halde bulunan postamentler yani heykel kaideleri, buranın sadece şifa dağıtan bir yer olmadığını, aynı zamanda bir kült ve sanat merkezi olduğunu da düşündürür. Arazide seçilebilen tiyatro kalıntıları ise, antik dönemde buraya gelen misafirlerin sadece bedensel şifa değil, ruhsal bir dinlenme de aradıklarının işaretidir. Tüm bu yapıların üzerinde ve çevredeki kaya bloklarında bulunan yazıtlar ise, bölgenin tarihine ışık tutan en kıymetli belgelerdir.

Termal Kaynaklar ve Şifalı Suların Özellikleri
Tüm bu arkeolojik buluntuların ışığında, Hisarköy’ün antik çağlardan beri bir termal sağlık merkezi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim köyde hâlâ debisi yüksek bir şekilde akmaya devam eden kaynak suları, jeokimyasal açıdan oldukça özel bir bileşime sahiptir. Florürlü sodyum ve bikarbonat iyonlarını yüksek oranda bünyesinde barındıran bu sular, içerdiği mineraller sayesinde başta romatizmal hastalıklar, cilt rahatsızlıkları ve sindirim sistemi problemleri olmak üzere pek çok hastalığa iyi gelmektedir. Bu şifalı suyun varlığı, bölgenin binlerce yıl boyunca neden bu kadar önemli bir yerleşim yeri olduğunu da açıklar niteliktedir.

Bilimsel Araştırmalar ve Elmar Schwertheim’in Çalışmaları
Hisarköy’ün bu zengin tarihi, yalnızca yerel halkın değil, bilim dünyasının da dikkatini çekmiştir. Yıllar boyunca farklı arkeologlar ve tarihçiler buraya gelip incelemelerde bulunmuş, bölgenin sırlarını çözmeye çalışmışlardır. Ancak bu araştırmalar arasında en kapsamlı ve detaylı olanı, 1979 yılında bölgede çalışmalar yürüten Alman arkeolog Elmar Schwertheim tarafından gerçekleştirilmiştir. Schwertheim’ın yaptığı yüzey araştırmaları ve epigrafik çalışmalar, Hisarköy’ün antik dönemdeki adının ve öneminin anlaşılmasına büyük katkı sağlamış olup, bugün hala bu konuda başvurulan en temel kaynak olma özelliğini korumaktadır.

Bu çalışmalar sayesinde Hisarköy, Anadolu arkeolojisi içerisindeki hak ettiği yeri sağlamlaştırmıştır.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi