Isparta Gezilecek Yerler
Isparta Bozanönü Ovası’ndaki Kapıini Mağarası’nda yapılan araştırmalar, Üst Paleolitik döneme ait buluntularla Isparta’nın tarih öncesi çağlarda da yerleşim gördüğünü kanıtlamıştır. Keçiborlu yakınlarındaki Gümüşgün bölgesinde ise Mezolitik döneme ait mikrolit taş aletler bulunmuştur. Neolitik döneme ait izler Şarkikaraağaç’taki Yeniköy Höyüğü’nde tespit edilmiştir. Kalkolitik döneme ait küp mezarlar ve seramik parçaları Toprak Tol Höyüğü ve Köşktepe gibi alanlarda ortaya çıkarılmıştır. Tunç Çağı boyunca Pisidia Ovası’nda yerleşim yoğun şekilde devam etmiştir.
M.Ö. 2000’li yıllarda bölgeye Luvi ve Arzava toplulukları yerleşmiştir. Hititler bu bölgeye siyasi ilgi göstermiş ancak Arzava Konfederasyonu üzerinde tam egemenlik kuramamıştır. M.Ö. 1200’lerde Ege Göçleri ile birlikte Frigler bölgeye hâkim olmuş, ardından M.Ö. 690’da Lidya Devleti egemenliği başlamıştır. M.Ö. 546’da Persler bölgeyi ele geçirmiş, M.Ö. 334’te Büyük İskender’in Anadolu seferiyle Helenistik dönem başlamıştır. İskender’in ölümünden sonra bölge Seleukoslar ve Bergama Krallığı arasında el değiştirmiştir. M.Ö. 190’da Roma İmparatorluğu bölgeyi topraklarına katmıştır.

Isparta’da Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler
Isparta Gezilecek Yerler Doğa Harikaları & Göller
-
Eğirdir Gölü:
-
Özelliği: Türkiye’nin dördüncü büyük tatlı su gölü. İki kısımdan oluşur: Eğirdir kasabasının olduğu kuzey kısmı ve daha sakin olan Hoyran kısmı.
-
Deneyim: Göl kenarında yürüyüş yapabilir, bisiklet sürebilir veya balık restoranlarında Eğirdir’in meşhur balığı (sazan ve sudak) nın tadına bakabilirsiniz. Yeşilada (Can Ada) ve Canada adalarına tekne turlarına katılabilir, adalardaki tarihi Rum evlerini ve küçük cafeleri görebilirsiniz.
-
-
Kovada Gölü Milli Parkı:
-
Özelliği: Eğirdir Gölü’nden gelen suyun oluşturduğu, etrafı çam ormanlarıyla çevrili sakin ve berrak bir göl. Milli park statüsündedir.
-
Deneyim: Doğa yürüyüşü yapmak, piknik yapmak ve doğanın tadını çıkarmak için harika bir yerdir. Tertemiz havası ve huzur dolu atmosferiyle stres atmak için birebirdir.
-
-
Gül Bahçeleri:
-
Özelliği: Isparta denince akla ilk gelen şey güldür. Mayıs ve Haziran aylarında, özellikle Lavanta Kokulu Köy olarak ünlenen Kuyucak Köyü ve çevresindeki köyler, pembenin ve morun her tonuna bürünür.
-
Deneyim: Sabahın erken saatlerinde gül toplama etkinliklerine katılabilir, gül distilasyonu (yağ çıkarma) işlemini görebilir ve harika fotoğraflar çekebilirsiniz.
-
-
Yazılı Kanyon:
-
Özelliği: Sütçüler ilçesinde bulunan, derin ve etkileyici bir kanyon. İçinden akan çay ve etkileyici doğasıyla trekking ve fotoğrafçılık için mükemmel bir yerdir. Kanyon duvarlarında bulunan antik yazıtlardan ismini alır.
-
Isparta Gezilecek Yerler ve Tarihi ve Kültürel Duraklar
-
Isparta Müzesi:
-
Özelliği: Bölgenin arkeolojik ve etnografik eserlerini sergileyen, modern ve düzenli bir müzedir. Özellikle Pisidya bölgesine ait eserler ve geleneksel Isparta ev eşyaları görülebilir.
-
-
Atabey Ertokuş Medresesi:
-
Özelliği: 13. yüzyılda Selçuklu döneminde yapılmış, taş işçiliğiyle hayranlık uyandıran bir yapı. Isparta’nın en önemli Selçuklu eserlerinden biridir.
-
-
Ayastefanos (Yeşilada) Kilisesi:
-
Özelliği: Eğirdir’in Yeşilada’sında bulunan 19. yüzyıldan kalma bir Rum Ortodoks kilisesi. Restore edilmiş halde ziyarete açıktır ve adanın tarihi dokusuna ışık tutar.
-
-
Eğirdir Kalesi:
-
Özelliği: Eğirdir Gölü’nün kıyısında, geçmişi Helenistik döneme kadar uzanan bir kaledir. Surlarının bir kısmı gölün içine kadar uzanır ve muhteşem bir gün batımı manzarası sunar.
-
-
Adada Antik Kenti:
-
Özelliği: Sütçüler ilçesine bağlı, ormanlık bir alanda saklı kalmış bir Pisidya kenti. Tapınakları, bazilikası ve agorası ile etkileyici bir antik kenttir. Diğer kalabalık antik kentlere göre daha sakin ve keşfedilmemiş bir havaya sahiptir.
-
Roma döneminde Isparta, önemli bir piskoposluk ve ticaret merkezi hâline gelmiştir. Bayat (Selvecia Sidera), Uluborlu (Apollonia), Yalvaç (Antiokheia), Sütçüler (Adada), Şarkikaraağaç (Neopolis) ve Gelendost (Debenae) gibi yerleşimler bu dönemde gelişmiştir. M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Isparta Bizans topraklarına katılmıştır. 7. ve 9. yüzyıllarda yapılan idari düzenlemelerle bölge bir eyalet hâline gelmiş ve dini merkez olarak önem kazanmıştır.Isparta Gezilecek Yerler
yüzyıl başlarında kısa süreliğine Abbasi egemenliğine giren bölge, Arap kaynaklarında “Sabart” veya “Saparta” olarak geçmiştir. 10. yüzyıla kadar süren İslam akınları sırasında bölge Bizans ile İslam devletleri arasında sık sık el değiştirmiştir. 1204 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı III. Kılıç Arslan döneminde Isparta kalıcı olarak Selçuklu topraklarına katılmıştır. 1299 tarihli Ulu Cami, bu dönemin en eski mimari eseridir. İbn Bibi, Isparta’yı havası ve suyu ile meşhur bir vilayet olarak tanımlar.
1300’lü yıllarda Hamitoğulları Beyliği bölgeyi yönetmiş, 1391 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. II. Murad döneminde Osmanlı egemenliği kesinleşmiştir. 16. yüzyılda güneybatı Anadolu’nun önemli pazar merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Osmanlı döneminde tarım, ticaret ve el sanatları gelişmiş; özellikle halıcılık ve gül yetiştiriciliği öne çıkmıştır.
Cumhuriyet döneminde Isparta, il statüsü kazanmış ve eğitim, tarım, sanayi alanlarında gelişme göstermiştir. Gül yağı üretimi, el dokuması halılar ve bölgedeki göllerle birlikte şehir, hem ekonomik hem de kültürel açıdan dikkat çekici bir merkez hâline gelmiştir.
Bugünkü Isparta, tarih boyunca farklı kültürlerin izlerini taşıyan bir şehir olarak hem arkeolojik hem de mimari açıdan zengin bir mirasa sahiptir. Pisidia bölgesinin kalıntıları, Roma dönemi kentleri ve Selçuklu eserleri bu tarihsel sürekliliği açıkça yansıtır.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi