Çandır Kalesi (Papurion Kalesi) Mersin

Çandır Kalesi, Mersin’in Toroslar ilçesi sınırlarında yer alan, Orta Çağ’dan günümüze ulaşmış etkileyici bir savunma yapısıdır. Halk arasında “Paperon Kalesi” olarak da anılan kale, tarih boyunca Papirion (veya Papurion) adıyla kayıtlara geçmiştir. Ermeni kale mimarisinin en zengin ve karmaşık tarihli örneklerinden biri olarak kabul edilir. Kimi tarihçilere göre burası, Bizans döneminde inşa edilmiş bir Papirion Kalesi olabilir. 14. yüzyılın ortalarında Karamanoğulları Beyliği tarafından kısa süreliğine ele geçirilen kale, aynı yüzyılın sonlarına doğru Memlük Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir. Bu dönemlerde hem askeri bir karakol hem de yerleşim alanı olarak kullanıldığı düşünülmektedir.

Çandır Kalesi

Kale Mimarisine Genel Bakış

Kale, dik yamaçlar ve sarp kayalıklar üzerine kurulmuştur. Giriş, iki aşamalı bir merdiven sistemiyle sağlanır. Güneybatı cephesinde, kısmen yontularak oluşturulmuş bir kapıdan doğal bir su kaynağına inen merdivenler bulunur. Bu alan, sonradan oyularak sarnıca dönüştürülmüştür. Batı tarafında ise sarnıca su taşımak amacıyla inşa edilmiş kemerli bir suyolu dikkat çeker. İlk merdiven basamaklarının doğu tarafı, orijinalde bir duvarla korunmaktaydı; ancak bu duvarın yıkılması üzerine güvenlik amacıyla demir korkuluklar eklenmiştir.

Merdivenin ilk bölümünün sonunda, yuvarlak pervazlı bir kapı ve ardından dar bir koridor gelir. Koridorun duvarları uçurum kenarına dayandığı için mimari açıdan oldukça cesur bir tasarım sergiler. Bu “koridorlu ve merdivenli giriş” tarzı, bölgede pek yaygın olmayan bir özelliktir ve benzeri yalnızca yakınlardaki Dağlı Kalesi’nde görülür. Bu durum, iki kale arasında mimari bir bağ veya aynı ustaların çalışmış olabileceği ihtimalini akla getirmektedir.

Çandır Kalesi

Kalenin İç Yapılanması ve Önemli Birimleri

Kale içinde birden fazla yapı grubu bulunmaktadır. Kuzeybatı kesimde, iki katlı bir yapı kompleksi ve bir kilise kalıntısı yer alır. Yapı kompleksindeki büyük odalar arasında kemerli geçiş kapıları hâlâ ayaktadır. Diğer sağlam odalarda süsleme unsurları ve duvar boyalarının izleri seçilebilmektedir. Üst kata küçük bir merdivenle çıkılır; ancak bu kattaki, kuzeybatıdan güneye uzanan yapıların büyük ölçüde tahrip olduğu gözlemlenir. Tüm bu kompleksi çevreleyen geniş bir alan duvarının kalıntılarına da arazi üzerinde dağınık halde rastlanmaktadır.

Kilise yapısı, taş işçiliği açısından 11. yüzyılın karakteristik özelliklerini taşır. Apsis kenarlarındaki yan odaların (pastoforyum) iki katlı olması, bölge kilise mimarisi için alışılmadık bir detaydır. Oldukça harap durumda olmasına rağmen, kilisedeki taşların üzerinde işlenmiş motifler dikkatle incelendiğinde dönemin estetik anlayışına dair ipuçları verir. Bu motiflerin, kalenin doğusunda bulunan Kızlar Manastırı’ndaki kilise ile benzerlik göstermesi, bölgedeki dini mimaride ortak bir üslubun varlığına işaret eder.

Yerleşim Dokusu ve Diğer Kalıntılar

Kalenin güneydoğu kesimi, yoğun bitki örtüsü nedeniyle tam olarak görülemese de, yapılan araştırmalar burada sivil halkın yaşadığı konut kalıntılarının bulunduğunu göstermektedir. Bölgede ayrıca tahrip olmuş ikinci bir kilise kalıntısı, çok sayıda sarnıç, sur duvarı parçaları ve bir lahit tespit edilmiştir. Lahitin varlığı, alanın bir süre mezarlık olarak da kullanıldığını düşündürmektedir. Sarnıçların çokluğu, kalenin kuşatmalara uzun süre dayanabilmek için su depolama konusunda gelişmiş bir sisteme sahip olduğunu ortaya koyar.

Çandır Kalesi

Çandır Kalesi Önem

Çandır Kalesi, sadece askeri bir yapı olmanın ötesinde, içinde barındırdığı kiliseler, sivil yapılar ve su sistemleriyle tam teşekküllü bir Orta Çağ yerleşiminin izlerini taşır. Ermeni, Bizans, Karamanoğlu ve Memlük kültürlerinin izlerini üzerinde barındırması, onu tarihsel bir mozaik haline getirir. Mimari detayları, özellikle koridorlu giriş sistemi ve iki katlı kilise yan odaları, Anadolu kale mimarisi araştırmaları için önemli veriler sunar. Doğal çevreye uyumu, savunma stratejileri ve iç organizasyonu ile Çandır Kalesi, Toroslar’ın zorlu coğrafyasında ayakta kalmayı başarmış sessiz bir tarih anıtıdır ve daha detaylı arkeolojik çalışmalarla bilinmeyen pek çok hikâyesinin gün yüzüne çıkarılmayı beklediği düşünülmektedir.

Ayrıca bakınız

Kızkalesi

Mersin Gezilecek Yerler

Akdeniz’in kıyısında hem doğal güzellikleri hem de tarihi mirasıyla öne çıkan bir şehirdir . Şehir …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir